Her yıl 14 Şubat günü Sevgililer Günü olarak anılır.
Kökeni, Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bu gün, Valentine
ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak
ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü"
(St.Valentine's Day) olarak bilinir. Romantik aşk ile bağlantısı Orta Çağ'ın sonlarına doğru, o zamanki akımlardan kaynaklı oluşmuş ve zamanla dinsel özelliğini yitirmiştir. 1969 yılında dini takvimden de çıkarılarak dini anlamda kutlanması sona ermiştir.
Günümüzde, bazı toplumlarda sevgililerin birbirine hediyeler aldığı,
kartlar gönderdiği özel bir gün olarak devam etmektedir. Tahminlere
göre 14 Şubat günü, tüm dünyada 1 milyar civarında kart
gönderilmektedir. Bunun yanı sıra hediye alımlarından kaynaklı piyasada
satışlar artmaktadır. Valentine kelimesi batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kulllanılır.
Şubat ayı bereket festivalleri
Şubat ayı ortasının aşk ile ilişkisi antik çağlara dayanmaktadır. Antik Yunan takvimlerinde, Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmıştı ve Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine adanmıştı.
Antik Roma'da 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus'un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus'un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus'u simgeleyerek, Roma
sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç
kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan
paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde
doğurganlıkları kolaylaşacaktı.
Valentine
Katolik Ansiklopedisi'ne göre(1908) eski şehitler listesinde, 14 Şubat gününe kayıtlı, inancı yüzünden öldürülmüş 3 tane Aziz Valentine geçmektedir:
Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı eski tarihte hiç
geçmemektedir ve kimi tarihçilere göre sadece bir efsanedir.
Valentine'nin onuruna kutlama günü, 14 Şubat 496 yılında Papa Gelasius
tarafından ilan edilmiştir.
1969 yılında kilise takviminden Aziz Valentine gününü çıkarmıştır.
Orta Çağ
Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak 14. yüzyıla ait kaynaklarda görülmektedir. 1381 tarihli Parlement of Foules adlı kitaba göre, Fransa'da ve İngiltere'da
14 Şubat geleneksel olarak kuşların çiftleşme günü olarak
bilinmekteydi. Günün bu özelliğinden dolayı sevgililer birbirlerine
güzel sözler yazan notlar vermekteydi ve bu notlarda birbirlerine
Valentine diye hitap etmekteydiler.
Hristiyan
olduğu için öldürülmüş din adamı Valentine ile romantik aşk arasındaki
ilişkiyi anlatan efsanelerin 14. yüzyılda ortaya çıktığı
düşünülmektedir. Bu efsanelerde geçen başlıcaları şöyledir:
Valentine, öldüreleceği günden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine "Valentine'ninden" imzalı bir aşk notu vermişti.
Romalı askerlerin evlenmesinin yasak olduğu dönemlerde; gizlice evlenmelerine yardım etmişti.
Zamanla 14 Şubat sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları
yolladığı bir gün haline gelmiştir. 1800 yıllardan sonra Amerika'da
Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana
günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay
olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti.
Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu
günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler
veriyor. Bu hediyelerin başında çiçekler geliyor. Çikolata ve bir kart ile de aşklarını anlatıyorlar.
Arabası olanların ödeyecekleri Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. taksit tutarını son ödeme günü 31.Ocak.2008 perşembe günüdür. Ne kadar Motorlu Taşıtlar Vergisi ödeyeceğinizi öğrenmeniz için Gelir İdaresi Başkanlığı kullanışlı bir arayüz hazırlamış.
İstanbul'da yaşıyorum. Haftanın dört günü Merter'den Kavacık'a okula gidiyorum. Aslında tek tercih yapıp evime yalnızca bir otobüs durağı mesafesindeki Marmara İşletme bölümüne yerleştirilmiştim. Ama gel gör ki bu senenin başında okul Anadolu Hisarı'na taşınınca biz de her gün trafik çilesini çekenler zümresine ilhak olduk :(
Geçenlerde, Sosyoloji dersinin vize sınavı için, iki saat öncesinden, kendi aracımla yola çıkmış olmama rağmen, elli dakikalık sınava yarım saat gecikmeli girebildim ve 35 aldım. Şimdi içine düştüğüm bu durumu düşününce trafikten ben nefret etmeyeyim de kim nefret etsin!
Araba kullanmayı da sevmiyorum. İyi bir arabam yok; 91 model Suzuki Swift. Hem olsa da, zaten İstanbul yollarında iyi araba kullanmak pek mantıklı gelmiyor bana. Her taraf çukur. İnanmayacaksınız ama TEM'de bile çukurlar var.
Sizin de muhtemelen defalarca görmüş olduğunuz ve hemen her sokakta en azından bir binanın dışına boya ile yazılmış ilanlardan birini ben de gördüm. Direksiyon dersi ilanı... Bayandan direksiyon dersi... 05XX XXX XX XX" ya da "Direksiyon hocasıdan direksiyon dersi... 05XX XXX XX XX" gibi ilanlar. İşte İstanbul trafiğinin suçlusu bu ilanı yazanlar kesinlikle.
Neden mi?
Düpedüz, duvara, boya ile ilan yazacak kadar insanlara saygılı bir hoca(!)nın verdiği sözde ders ile trafiğe çıkanlardır trafik canavarları!!!
ANKARA (A.A)
MHP, meslek yüksek okulu mezunlarının
özlük hakları, askerlik görev süresi, sıfatları ve iş dünyasına
girişlerindeki sorunların çözülmesine yönelik hazırladığı kanun
teklifini, TBMM Başkanlığına sundu.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili
Abdülkadir Akcan ve arkadaşlarının imzasını taşıyan teklife göre, 2
yıllık meslek yüksek okulu mezunu olanlar; kara, deniz ve hava
kuvvetleri ile jandarma genel komutanlığında er ve erbaş olarak
askerliklerini 9 ay süreyle yapacak. Bu sürenin, barışta, önce 7.5 aya,
sonra 6 aya indirilmesine Türk Silahlı Kuvvetlerinin de ihtiyacı
dikkate alınarak Bakanlar Kurulunca karar verilecek.
Tekniker, yüksek tekniker unvanını
alanlar, meslek yüksek okullarının iktisadi bölümlerinden meslek
elemanı olarak mezun olanlar ve denk eğitimi görmüş olanlar; diğer
meslek gruplarının yetki ve sorumluluklarına sahip bulunacaklar. Kamu
ve özel işyerinde ustabaşı, amir, formen, sorumlu şef statüsünde
çalışabilmek için, üniversite ve meslek yüksek okulu diplomasını ibra
etmek zorunlu olacak.
SİGORTA PRİM MUAFİYETİ
İşverenlere, çalıştırdıkları meslek
yüksek okulu mezunlarının yüzde 50'sini geçmemek üzere, sigorta prim
muafiyeti tanınacak. Meslek yüksek okullarının daha cazip hale
getirilmesi amacıyla, ara kalifiye insan gücü yetiştiren bu okullarda
okuyan öğrenciler de sigortalı olabilecek.
Meslek liselerinden meslek yüksek
okullarına sınavsız geçiş hakkı sona erecek, mesleki eğitim sınavıyla
geçiş olabilecek. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun
olan öğrenciler, istedikleri takdirde, bitirdikleri programın devamı
niteliğindeki veya buna en yakın programın uygulandığı meslek yüksek
okullarına, ÖSYM tarafından yapılacak mesleki eğitim sınavıyla
yerleştirilecek. Bu sınavda başarılı olarak meslek yüksek okullarına
devam edip mezun olan öğrencilerin, yüzde 10'undan az olmamak üzere
ayrılacak kontenjanlara göre, alanlarındaki lisans programlarına dikey
geçiş yapmaları sağlanacak.
[Kısa dönem için sürpriz atak ]YÖK Başkanı meslek okulları için Büyükanıt'la görüşecek
MYO bu değişikliği bekliyor
YÖK
Başkanı Özcan, mesleki eğitimi avantajlı hale getirmek için MYO
mezunlarına kısa dönem askerlik teklifi ile Genelkurmay Başkanı
Büyükanıt'a gidecek.
YÖK
Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, mesleki yüksek eğitimde oranları
yükseltmek için meslek yüksek okulu (MYO) mezunlarına kısa dönem
askerlik teklifi ile Genelkurmay'a gideceğini açıkladı. YÖK'ün
projesine göre meslek yüksek okullarının özendirilmesi için, 4 yıllık
fakülte mezunlarına tanınan 6 ay kısa dönem askerlik hakkı MYO
mezunlarına da tanınacak.
BÜYÜKANIT'TAN RANDEVU İSTEDİ
Özcan, MYO öğrencilerini ve bu okullara geçişte avantajlı olan meslek
liselileri ilgilendiren projesi için Genelkurmay Başkanı Orgeneral
Yaşar Büyükanıt'tan randevu istedi. Özcan, projelerinin bu görüşmenin
sonucuna göre şekilleneceğini açıkladı. Bu görüşme sonrası Büyükanıt
olumlu bakarsa, Özcan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e giderek
konuyla ilgili kanun teklifi verilmesini talep edecek.
TBMM'de kabul edilecek yasa ile de halen 522 meslek yüksek okulunda
okuyan toplam 482 bin 208 MYO öğrencisi kısa dönem askerlik hakkına
kavuşacak. Özcan'ın projesi, 2 yıllık MYO'lara geçişte avantajlı olup,
sınavsız geçiş hakkı sahibi de olan, halen meslek liselerinde okuyan 1
milyon 250 bin öğrenci için de müjde olacak.
YIĞILMA ÖNLENECEK
Özcan, Büyükanıt'a ve Çelik'e MYO'lara askerlik avantajı projesi için
şu gerekçeleri aktaracak: "Meslek yüksekokullarından mezun olanlara
hiçbir avantaj tanınmıyor. Lise mezunu neyse onlara da aynı uygulama
var. Lise mezunu 15 ay askerlik yaparken, meslek lisesi ve meslek
yüksek okulu mezunu da aynı şekilde askerlik yapıyor. MYO'lara da 4
yıllıklara tanınan hak verildiğinde hem mesleki eğitim sayılarımızı
yükselteceğiz, hem de 4 yıllık fakültelerdeki yığılmayı azaltacağız.
Böylece yükseköğetimde kalite yükselecek."
Çelik de gündeme getirmişti
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de 2005'te dönemin Genelkurmay
Başkanı Hilmi Özkök'e ve Milli Savunma Bakanlığı'na benzer bir proje
teklifte bulunmuştu. 17. Milli Eğitim Şûrâsı esnasında YÖK üyesi Prof.
Dr. Türkan Saylan,. YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. İsa Eşme geçtiğimiz
Kasım ayında "3. Ulusal Meslek Yüksek Okulları Müdürler Toplantısı"
için geldiği Adana'da MYO'larda okuyan öğrencilere, lisans öğrencileri
gibi kısa dönem askerlik yapma imkanı verilmesinin, mesleki eğitime
olan ilgiyi artıracağını söylemişti.
135 MYO kapandı
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı
Bendevi Palandöken, 625 meslek yüksek okulundan sadece 490'ının faal
olduğunu belirterek, "135 okul, öğrenci yetersizliği nedeniyle kapalı
bulunmaktadır" dedi.
Bugünlerde sık duyuyoruz Öykü-Berk Gürman'dan Evlerinin Önü Boyalı Direk'i. Youtube'a yükledikleri video ile meşhur olmuşlar. Geçen hafta da Beyaz Show'a çıkmışlar. Az önce pazar magazin programlarından birinde de denk geldim. Türkü eskiden de sevdiğim bir türküdür. Sözleri de masa başında oturup yazılmamış, gönülden çıkmış sözler:
EVLERİNİN ÖNÜ BOYALI DİREK
Evlerinde lambaları yanıyor
Gözgöz olmuş cigerlerim kanıyor
Beni gören deli olmuş sanıyor
Ölürümde ayrılamam yar senden
Aman bir bahçeye giremezsen
Durup seyran eyleme eyleme …
Aman bir binayı yapamazsan
Yıkıp veyran eyleme …
Aman bir güzeli sevipte alamazsan
İsmini aleme rüsva eyleme …
Evlerinin önü boyalı direk
Yerden yere vurdun sen beni felek
Her acıya dayanamaz bu yürek
Ölürümde ayrılamam yar senden
Ama, ben sanırım oldukça tutucuyum. Ya da yaşlanıyor muyum ne? Gitarla bütünleştiremedim türküyü. Türkülerin özlerinin bozulmaması taraftarıyım. Zaten Kubat dışında, türkülerel farklı formasyon yükleyenlere de kızıyorum.
Neyse...
Buyurun Öykü ve Berk Gürman'dan Evlerinin Önü Boyalı Direk Türküsü:
Yeni bir celp dönemi daha yaklaşıyor. Yaklaşık bir ay sonra, Şubat ayının ortalarından itibaren 1988 doğumlular da askerlik hizmetlerinin yapmak üzere 1988/1 tertip acemi asker olarak birliklerine teslim olacaklar. Bu noktada, sağdan soldan duyageldiğimiz sülüs kavramına değineceğim.
"askere alınırken askerlik şubesinden
bir zarf içerisinde alınan ve açılmasının yasak olduğu kağıttır. bu
kağıtta alt alta a, b, c ve d nüshaları bulunur ve hepsinden üçer suret
bulunur. aslında bunlar bir çeşit yazışma evrağıdır. çok fazla
kullanıldığı için dört evrağın toplam boyutu bir a4 kadar tasarlanmıştır.
sülüsünüzde hangi acemi birliğine gideceğiniz belirtilmiştir.
onunla acemi birliğinize gidersiniz ve sülüsün a nüshası ile b nüshası
(acemi birliğine katıldığınıza dair nüshalar) askerlik şubenize
gönderilir. bu kağıt şahsi dosyanızda bulunur.
(acemi birliğinden ayrılıp usta birliğine katıldığınızda sizinle
birlikte şahsi dosyalarınız da usta birliğinize gönderilir. şahsi
dosyanızın içerisinde, acemi birliğine katıldığınız gün yapılan tebliğ
tebellüğ belgeleri, parmak izi basım formları, acemi birliğinde çekilen
fotoğrafınız (çok sayıda), tüfeğe hakimiyet faktörlerini gösteren kağıt
ve bunun gibi bir sürü ıvır zıvır bulunur.)
usta birliğinize katıldığınızda, dosyanızdan c nüshaları alınarak
gerekli yerler doldurulur. c nüshası usta birliğinize katılıdığınızı
gösteren bir evraktır. bu da askerlik şubenize gönderilir.
usta birliğinize katılmanızdan üç ay geçtikten sonra d nüshası
(kaynak saptama fişi) da doldurularak askerlik şubenize gönderilir.
bütün bu gönderilen nüshalardan sonra en son şahsi dosyada a, b, c
ve d nüshalarından birer tane kalır. geri kalanları askerlik şubesine
gönderilmiştir. terhis belgesi
hazırlanırken katılış ve ayrılış günleri de bu evraklara bakarak
hazırlanır. çünkü bu evraklarda yazan katılış tarihleri geçerlidir."
Hepimizi şok eden bir mahkeme kararıyla www.youtube.com 'a Türkiye'den erişim 2. kez durduruldu. Şu an sitede
"Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.
T.C. Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi 17/01/2008 Tarih ve 2008/55 nolu kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.
Access to this web site has been suspended in accordance with decision no: 2008/55 of T.R. Ankara 12th Criminal Court of Peace."
mesajı var. Aldığım bilgilere göre, Atatürk hakkında yayınlanan hakaret içerikli bir görüntüden dolayı site kapatılmış.
Peki siteye girmek için ne yapmalıyız?
Siteye Türkiye'den erişim engellendiği için IP adresinizi değiştirecek programlarla ya da farklı ülkelere ait proxy'ler kullanarak youtube'a ulaşabilirsiniz.
YÖK başkanı öğrencileri ilginç bir uyarıda bulundu. Kaçak elektrik kullanan uzun askerlik yapacak.
Tartışmaların odağındaki YÖK Başkanı'ndan ilginç bir uyarı geldi: Elektrik hırsızlığı yapan üniversiteli 15 aylık er olur.
Yüksek
Öğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) üniversitelere gönderdiği yazıyla,
’elektrik hırsızlığı’ yapan üniversite mezunlarının, yedek subay olma
hakkını yitireceğini, askerlik görevlerini 15 ay er olarak yapmak
zorunda kalacağını belirterek, öğrencilerin uyarılmasını istedi.
Hayat
pahalılığı altında ezilen ve çareyi kaçak elektrik kullanmakta bulan
üniversite öğrencilerinin ileride kötü sürprizlere karşılaşmamaları
için YÖK harekete geçti. YÖK, Milli Savunma Bakanlığı’nın uyarısıyla
üniversitelere bir yazı göndererek öğrencilerin, mezuniyetin ardından
askerlik görevini yaparken kötü sürprizlerle karşılaşmalarının
önlenmesi için bilgilendirilmelerini istedi. YÖK, üniversitelerden
“yüzkızartıcı suç” işleyen üniversite mezunlarının yedek subay
yapılmadığını, yapılan inceleme sonucu bu durumdaki kişilerin büyük
bölümünün öğrenciliği sırasında kaldığı evlerde ya kendileri ya da
kapatmayı ihmal ettikleri için üzerlerinde görünen saatlerden yapılan
elektrik hırsızlığı olduğunun saptandığını belirtti.
Bu haber kesinlikle doğru. Ben askerdeyken bu durumda bir asker arkadaşım olmuştu. Arkadaş 4 yıllık fakülte mezunu olmasına rağmen uzun dönem er olarak askerliğini yapmaktaydı. İşin ilginç yanı, arkadaş, kaçak elektrik kullanmak dolayı yargılanmış ancak davadan beraat etmişti. Onun için aman diyorum. Siz siz olun sakın kaçak elektrik değil kullanmak, kullanmaya bile teşebbüs etmeyin.