4 "bakaya" etiketi kullanan gönderi
"bakaya" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolar27 Haziran 2008 16:52 · Murat KARAMAN
· Etiketler
29 yaş
,
askerlik
,
askerlik tecil
,
askerlik tecili
,
aöf üniversite
,
bakaya
,
celp dönemi
,
yedek subay
,
yoklama kaçağı
Merhaba arkadaşlar,
Kısacık bir tatilden bugün döndüm. Üç gün ayrı kalabildik şu köhne İstanbul'dan. Nasıl daha uzatabilirdik ki? Hergün onlarca telefon. Tatil gözlemlerimle ilgili yazımı Ye Fikrim Ye 'de yazacağım. Hatta başlangıcını ve birkaç paragrafını oluşturup dinlenmeye bıraktım şimdilik. Askerlik tecili ile ilgili çok sayıda soru gelmiş üç gün içinde. Bugün biraz nefes alayım, yarın tüm sorulara yanıt yazacağım.
Neyse... Biz, başlıktaki konumuza gelelim. Efendim... Askerlik tecilinde 29 yaş sınırını duymayanınız yoktur. Bu konuda çokça soru almaktayım. Hem 29 yaşına ulaşmış olanlar, hem de 29 yaş sath-ı mayilindekiler aynı tedirginlik içindeler. Zira, okul ya 29 yaşında bitmezse ne olacak? Verilen onca emek heba mı olacak? Öyle olacaksa 29'a kadar beklemeden bir an önce gidip gelmek daha mı mantıklı? Sorular, sahiplerince oldukça önemli ve hayatın akışını değiştirebilecek cinsten gerçekten.
Konuyu karmaşık hale getiren birkaç unsur var.
1- Gerek askerlik çağı, gerekse askerlik tecil işlemlerinde ay hesabı yapılmaz, yıl hesabı yapılır. Yıl'dan kastımız takvim yılıdır. Yoklama işlemleri her ne kadar yılın ortasında yapılsa da, eğitim görenler için sezon yılın ortasında kapanıyor olsa da tecil işlemleri açısından önemli olan takvim yılıdır.
2- Askerlik tecili sona erdiği tarihte birliğinize teslim olmazsınız. Yani, sizin teciliniz 2008'de sona eriyorsa siz 2008'de değil, 2009'da askere gidersiniz. Şayet siz 2009'da askere gidecekseniz; "Benim tecilim 2009'da bitiyor" demeniz yanlıştır. Doğrusu, tecilinizin 2008'de bitmiş olduğu ve şubenizin celp dönemini bekliyor olduğunuzdur.
Bu açıklamalardan sonra konuyu örneklendirelim ki akılda yer etmesi kolaylaşsın.
---------------------------------------------------------------------------
Örnek:
12 Aralık 1981 doğumlu, T.C. vatandaşı bir erkek, hali hazırda Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü 1. sınıf öğrencisidir. (2007-2008'de 1.sınıf bitmiştir.) Bu vatandaşı askerlik durumunu inceleyelim:
Arkadaş, 4 yıllık fakülte öğrencisi olduğundan, azami öğrencilik süresi olan 7 yılı aşmadığı ve 29 yaş haddine de takılmadığı sürece askerlik tecil işlemleri, her yıl 31.Ekim'e kadar Fakülte'nin Öğrenci İşleri tarafından yaptırılır. Acaba bu arkadaş 29 yaş sınırına takılıyor mu?
1981+29=2010 . 2010 yılı kritik yıldır. 2010'un 31.Ekim'ine kadar bu arkadaşın askerlik tecili açısından herhangi bir sorunu olmaz. Ancak, 2010'da bu arkadaş 29 yaşında olacağından (yıl esası önemli) 2010 yılının Ekim ayının sonuna kadar bizzar askerlik şubesine gidip askerlik yoklamasını yaptırmak zorundadır. Yoklama yapılır ve askerlik tecili gerektiren herhangi bir sorun yoksa askerlik kararı aldırılır. Artık, bu aşamadan sonra yapılması gereken, yerli askerlik şubesinin celp dönemini beklemektir ki bu da 2011'dedir. Yani bu arkadaş ilk celp dönemi olan Şubat/2011'de de askere gidebilir, son celp dönemi olan Ocak/2012'de de.
Bu arkadaş;
2008-2009'da 2. sınıfı bitirmiş olacak,
2009-2010'da 3. sınıfı bitirmiş olacak,
3.sınıfı bitirdiği yılın Ekim ayının sonuna kadar yoklamasını yaptırmazsa yoklama kaçağı olur. Dikkat ettiyseniz, yoklama yaptırması demek birliğine teslim olması demek değildir. Yoklamasını yaptırdıktan sonra okulda kaydını sildirmesi de gerekmez. Bakarsınız 3. ya da son celp dönemine denk gelir de fakülte mezunu olarak gider askere. Bu noktadan sonra celp döneminin mezuniyetten sonrasına denk gelmesi için dua etmekten başka çıkar yol görünmediği aşikardır.
Diyelim ki; şansı yaver gitmedi ve ilk celp dönemine denk geldi. Bu taktirde bu arkadaşın tercih edebileceği iki farklı yol var. Birincisi paşa paşa askere gitmek. İkincisi ise bakaya kalmayı göze almak. Ben, bakayalığı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Bakayalık hem kanunen suçtur, hem de psikolojik yıkıntısı çok olan bir süreçtir. Hem kanuni olmayan bir şeyi tavsiye etmemi de beklemeyin benden.
Diyelim ki; şansı yaver gitti ve celp dönemi gelmeden önce okuldan mezun oldu. Bu taktirde; mezuniyet belgesi ile birlikte tekrar yoklama yaptırır. Yoklama yaptırınca da karşısına iki seçenek çıkar. Birincisi, fakülte mezunları içn 5713 sayılı yasa ile getirilen iki yıla kadar askerlik tecili hakkını kullanmak. İkincisi ise askerlik kararı aldırıp, yedek subay aday adayları için ilk celp döneminde birliğine teslim olmaktır.
--------------------------------------------------------------
İnşallah yukarıda yazdığım durumlara düşmek zorunda kalmazsınız.
Bu konuyla ilgili sorularınızı muratabi.blogspot.com a yazın lütfen.
23 Haziran 2008 19:30 · Murat KARAMAN
· Etiketler
25 gün
,
askerlik
,
asteğmen
,
bakaya
,
mamak
,
rapor
,
yedek subay
323’üncü Dönem olarak, Ağustos 2008 Yedek Subay Celbinde sevke tabi yedek subay aday adaylarının test ve mülakatları, 01-25 Ağustos 2008 (dahil) tarihleri arasında 25 gün süreyle devam edecektir.
Bu dönemde sevke tabi olan yedek subay aday adayları, 01 Temmuz 2008 ile 1 Temmuz 2008 tarihleri arasında bulundukları yere en yakın askerlik şubesinden sevk evrakını alacaklardır.
Bu yasal süre içerisinde askerlik şubesinden sevk evrakını almayanlar ile sevk evrakını aldıkları halde, 03 Ağustos 2008 (dahil) günü mesai bitimine kadar test ve mülakata katılmayanlar bakaya işlemine tabi tutulacaklardır.
Ancak, bu dönemde test ve mülakat faaliyetleri; 04-25 Ağustos 2008 tarihleri arasında mesai bitimine kadar MEBS Okl. ve Eğt.Mrk.K.lığı (Mamak/ANKARA)’nda devam edeceğinden, bu tarihler arasında bulundukları yerdeki askerlik şubesine müracaat ederek sevk evrakını alabileceklerdir. Bu tarihler arasında sevk evrakını alarak test ve mülakata katılmayanlar hakkında tekrar bakaya işlemi yapılacaktır.
Yukarıdaki cümleler, ASAL'ın internet sitesindeki duyurudan can alıcı bölüm. Bu zamana kadar yedek subay aday adaylarının bir kısmı test ve mülakat işlemleri 3 güne sıkıştırılıyordu. Bu üç günü kapsayan süre içinde rahatsızlanan ya da rahatsızlandığını iddia eden de hastane raporu alarak cezai müeyyideden kurutlmuş oluyordu. Getirilen düzenleme ile Ağustos ayının ilk üç günü test ve mülakat işlemleri eskiden olduğu yerlerde yapılacak; bu süreden sonra, yani 4-25 Ağustos'a kalan aday adayı ise Ankara'nın yolunu tutmak zorunda olacak.
Bence iyi oldu. İnsancıkların bir kısmı sahtekarlığa tevessül ediyordu. Önlem alınmış oldu.
Saygılar...
04 Nisan 2008 20:56 · Murat KARAMAN
· Etiketler
askerlik
,
askerlik şubesi
,
bakaya
,
muayene
,
yoklama
,
yoklama kaçağı
Askerlik...
Kimine göre iple çekilen zaman, kimine göre ne kadar az yapılırsa, ne kadar geç gidilirse o kadar iyi olacak günler...
Öyle ya da böyle, her Türk erkeği zamanı ve süresi kanunlarda belirtilmiş şekilde bu vazifeyi yapmakla yükümlü.
Vatan borcu, namus borcu, Peygamber Ocağı, erkekliğin olmazsa olmaz parças...
"Askerlik, şubede başlar, şubede biter." Bu meşhur söz askerlik şubelerinin duvarlarında asılıdır. İtü Sözlük
te güzel bir ifade var. Askerlik şubesi, "Askerliğe Giriş dersi
gibidir" diyor esbjorn. Askerlik yapmamış olanlara her ne kadar şubeye
bağınızı kesmeyin, sürekli irtibatta olun desem de bunun hiçbir şey
ifade etmeyeceğini görür gibiyim. Zira, ben de askere gitmeden önce,
öğrenci ve tecilli olduğum halde polis telsizini bile duyduğumda ilk
aklıma gelen askere henüz gitmemiş olduğum olurdu. Bunun cezası acı
olarak çokça çektim. Ama iş işten geçti bir kere. Bu yazıyı okuyan
olursa, bilsin ki kendisine yapacağı ciddi bir kötülüktür askerlik
şubesinden çekindiği için askerlik işlemlerini imal etmek.
Askerlik
şubelerinde neden gıcık ve çirkin memureler görevlidir anlamış değilim.
Halıcıoğlu'ndaki Beyoğlu Askerlik Şubesi'ne tecil yaptırmak için
gittiğimde, sahanlığın orta yerinde kürsü gibi bir masanın arkasında
bulunan kadına tecil ettireceğim dediğinde elime tutuşturduğu uzunca
belge listesini gördüğümde oranın kesinlikle bana göre bir yer
olmadığına kanaat getirmiş ve bir kez daha uğramamıştım Beyoğlu
Askerlik Şubesi'ne. Sonraki yıllar içinde de Beyoğlu'nda ikamet ediyor
olmama rağmen bir kere daha uğramadım oraya. Bunda, o cırtlak sesli
kadınla tekrar karşılaşmak istemeyişimin etkisi şüphesiz çok büyüktü.
Ancak, yanlış yaptığımı çok sonraları anladığımı da ifade etmem gerekir
bu noktada.
Askerlik yoklamamı da evime onbeş dakika mesafede
bulunan bu şubede yaptırmak yerine 1050 km yol yaparak memleketimde,
yerli askerlik şubemde yaptırdım. Hatta sadece yoklama yaptırmak için
günübirlik gittim memlekete. Şubeden o kadar çekiniyordum ki, tecilli
olmama rağmen yurtiçi seyahat olmasına rağmen havaalanına girmekten
bile imtina ettim ve otobüsle gittim yerli askerlik şubeme. Çünkü
yoklama kaçağı olarak yakalanıp, başka bir askerlik şubesinde dert
anlatmak istemiyordum. Sonradan öğrendim yurtiçi uçak seyahatlerinde
GBT taramasının yapılmadığını (şimdi yapılıp yapılmadığını bilmiyorum).
Yerli
askerlik şubem Cennet'ten bir bahçe gibi gelmişti bana. Sabah 7:50 idi
otobüsten şubenin önünde inişim. Hemen birinci kata çıktım.
Ben : Yoklama yaptırmaya geldim.
Memur 1 : Son bankoya gideceksiniz.
Ben : Sağol.
---
Ben : Yoklama yaptırmaya geldim.
Memur 2 : Kağıdına bakayım.
Ben : Buyrun.
Memur 2 : AAA... Askerliğini yapmadın mı sen?
29
yaşında idim o zaman. Biraz da büyük gösteriyorum zaten. İlk görüştüğüm
memur benim yedeklik yoklaması yaptırmaya geldiğimi düşünmüş. Neyse,
elime bir form verdiler, doldurdum 2 dakikada. Sağlık Ocağı'na
sevkettiler. Biraz sıra vardı ama ben beklemedim. Askerlik Şubesi'nden
geldiğimi söylerek girdim doktorun yanına. Doktor herhangi bir
rahatsızlığımın olup olmadığını sordu. Verdiğim kağıdı onayladı verdi
geri. Askerlik Şubesine geri göndüm. Kağıdı verdim. İşlem bitti.
Şubeden çıktığımda saat 8:15 idi.
Ne doğru bir karar vermiştim de
yerli askerlik şubeme gitmiştim. Size de kesinlikle tavsiye ederim
bunu. Bir taraftan sohbet ediyor, diğer yandan işlemleriniz yürüyor.
Afra tafra yok. Sorunuza cevap veriliyor. Anlamazsanız tekrar
anlatılıyor. İlgileniyorlar. Küçük yerlerin gözünü seveyim ben.
Memleketim YaHu!
İleriki zamanlarda askerlik sonrasında, Marmara
Üniversitesi'ne kaydolmak için istenen "Askerlik Durum Belgesi" temini
için gittiğim Güngören Askerlik Şubesindeki trajikomik maceramı da
paylaşacağım sizlerle.
Son söz: Yerli askerlik şubeleri iyidir. Tercihiniz öncelikle yerli olsun.
Saygılar...
18 Şubat 2008 20:17 · Murat KARAMAN
· Etiketler
askerlik
,
askerlik tecili
,
bakaya
,
celp dönemi
,
hapis
,
hükümlü
,
sevk
,
tahliye
,
tehir
,
tutuklu
HAPİS
SEBEBİYLE ERTELEME
Cezaevinde
tutuklu ve hükümlü olanlardan o yılın 31 Ekim tarihine kadar
tahliye olmayacağı anlaşılanlar Askerlik Kanununun 35/B
maddesi gereğince ertesi yıla bırakılırlar.
HAPİS
SEBEBİYLE SEVK TEHİRİ
Sevke tâbi
iken celp döneminin
son sevk gününden önce veya bakaya ya da yoklama kaçağı
durumuna düştükten sonra cezaevine kapatılanların sevkleri
tahliye tarihlerine kadar tehir edilir.
Yoklama kaçağı
veya bakaya durumunda iken cezaevine kapatılanlar tahliyelerini müteakip
derhal askere sevk edilirler.
Bakaya
kalmadan cezaevine kapatılanlar tahliyelerini takip eden ilk celp
döneminde askere sevk edilirler.