4 tane "blog" etiketli yazı bulundu
"blog" tagli diger ogeler resimler
,
videolar08 Haziran 2008 11:41 · Murat KARAMAN
· Etiketler
askerlik
,
askerlik tecili
,
blog
,
murat abi forum
,
soru
Merhaba arkadaşlar,
Blog formatında soru cevabın oldukça güç olduğunu deneyerek test ettik hep birlikte. Bu güçlükten dolayı da Askerlik Teciliyle İlgili Her Şey başlığında da duyurusunu yaptığım üzere soru cevaba bir süre ara verdik. Kontrol ettim az önce de bir ay'ı geçmiş ayrılık.
Bu süre içinde yine bir çok soru aldım yorum olarak. Küçük bir kısmına cevap verdim. Bazen de özel mesaj göndererek sorularını yöneltenler oldu. Bunların da çok küçük bir kısmını yantlayabildim. Amacım, daha etkin bir sistem kurmaktı. Bunun için de burada bahsettiğim üzere araştırmalar ve biraz da bekleme içerisindeydim. Ancak, sizlerden gelen yoğun sorular neticesinde bekleme hakkımın olmadığı kanaatine vardım. Zira, internette askerlik tecili denince akla gelen nadir isimlerden biri olmuştum. Açıkçası, soru-cevap formatında ilerleyen Murat Abi Gayriresmi Blogu ve Turkforumdaki yine şahsımın oluşturduğu fakat artık katılamadığım Eğitimde Askerlik Tecili İle İlgili Sorularınız başlığı dışında kaynak yok. Kaynak çok ama yorumlayan kimse yok. İşte tüm bu sebeplerden dolayı kaldığımız yerden tekrar devam edeceğimizin müjdesini vermek istiyorum size.
Ancak, etkin soru cevap formatının düzenli ilerlemesi için başka bir internet sitesi oluşturdum. Henüz eksiklikleri çok fazla. Ama, yine de bu platformdan daha verimli olacağı kanaatindeyim. Yeni sistem blog ve forum entegrasyonu şeklinde olacak. Adresi www.muratkaraman.com.tr . Burada hem blog var hem de forum. Forumda da alt bölümler mevcut. Sorularınız için ilgili bölümde yeni konu açmanız, sorunuzu eklemeniz ve cevabını beklemeniz yeterli olacak. Cevabın yeterli olmadığını düşünürseniz, yine aynı konu altında yeni konu açmaksınızın sadece mesaj yazarak devam edecek sistem.
Henüz başlangıç aşamsında olduğumuz için birtakım aksaklıklar ve eksiklikler olabilir. Bunları da yine sizlern geri bildirimleriyle çözümleyeceğiz.
Sorusu olan mı var? BURADAN LÜTFEN
Saygılar...
11 Mayıs 2008 23:53 · Murat KARAMAN
· Etiketler
blog
,
blog konferansı
,
blog ödülleri
Blogcuların ve takip edenlerinin bildikleri üzere dün (10 Mayıs 2008) Blog
Konferansı 2008 ve Blog Ödülleri Organizasyonu vardı. Ben de Murat Abi Gayriresmi Blogumla
müracat etmiş, fakat altı aylık arşive sahip olamadığımdan reddedilmiştim. Yine
de farklı bakış açılarına sahip arkadaşları yakından görmek ve internet
vizyonuma değer katacağını düşünerek konferansı takip ettim. Bu yazımda blog
ödülleri yarışması, ödül töreni ve blog konferansı izlenim ve görüşlerimi
paylaşmak istiyorum sizlerle. Yazının bazı bölümlerinde magazin, bazı
bölümlerinde bilgi, bazı bölümlerinde izlenimler bulacaksınız. Bazen objektif,
bazen de subjektif olabilir yazacaklarım.
Organizasyon, Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Ben, saat
16:00'da başlayacak konferansa yetişebilmek için saat 14:30'da Merter'den yola
çıktım. Yaklaşık bir saat kırkbeş dakika sonra ulaştım Galatasaray
Üniversitesi'ne. Yolda, not defterimi açıp kendimce projelerimle ilgili küçük
notlar almayı da ihmal etmedim. Neler düşündüm? Bizdeki kopyala yapıştır
forumculuğa alternatif getirilebilir mi, Ye Fikrim Ye'nin İngilizce versiyonu
üzerinde çalışmalar yapılabilir mi... Düşünceler derinleşti... Blogcular için
forum yapılabilir mi... Neyse... Konumuza dönelim.
16:15 olmasına rağmen gecikmemiştim. Program denildiği gibi 16'da değil,
16:30'da başlayacaktı. Hemencecik kendime bir sandalye seçtim. Sandalyenin
üzeri bir sürü incik boncukla doldurulmuştu. En cezbedici olanı şüphesiz Kurumsal Haberler'in
hazırladığı çikolata kaplı şekerlemelerdi: Tatlı yiyelim, tatlı yazalım :) 200
kişilik izleyici kontenjanı ayrılmıştı ama sanki salonda çok daha az kişi
vardı. Zira ben önden üçüncü sıradaki sandalyelerden birinde oturuyor olmama
rağmen sol tarafımda ve arka tarafımda boş sandalyeler vardı. Galiba, ödül
almaya hak etmiş olduğunu önceden öğrenenlerin ve konferansa konuşmacı olarak
katılanların ağırlıkta olduğu bir grup oluşturuyordu topluluğu. İçlerinde,
15-16 yaşlarında bir genç en fazla dikkatimi çekti. Kulak misafiri olduğum
kadarıyla birkaç farklı blogu da varmış. Henüz ilkokul okuyan kardeşlerimizin
blog yazdıklarını biliyordum ama böyle bir gencin böyle bir organizasyondan
haberdar olup da izlemeye gelmesi takdir edilesi bir davranış olsa gerek. Öte
yandan, her platformda kadınların her daim erkeklerin gerisinde kaldıklarından
dem vurur ve hatta bu konuda televizyon programları yaparız ya... Hani, niye
bizim kadın işadamlarımız, kadın milletvekillerimiz azınlıkta deriz ve bunu da
az gelişmişliğimizle birleştiririz ya... Dün de genel ahvalimizin tezahürü
vardı konferansta. Tüm konuşmacılar içinde yalnızca iki tane bayan vardı.
Katılımcıların ise sanırım %10 kadar bile yoktu bayan sayısı. Buradan
çıkartılması gereken dersler de olsa gerek. Herkes kendince çıkartır sonucu.
Bir blogcu olarak zirvedeyken blog yazmayı bırakan Mehmet
Doğan'ı ilgiyle izledik. Kendisi de zaten günümüzün en sınırlı kaynağının
para, zaman, bilgi, doğal kaynaklar ya da başka bir şey değil,
"dikkat-ilgi-alaka" olduğunu ve blog yazmanın sınırlı olan bu
kaynağın büyük bir bölümünü aldığını, dolayısıyla çocuklarına yeterince ilgi
gösteremediğini, bunu da çocuklarından büyük olanın okulda çizdiği bir resim
sayesinde farkettiğini ve bundan dolayı blog yazmayı bıraktığını anlattı.
Çocuğunun çizdiği resim, ailenin piknik manzarasıydı: Anne ve iki çocuk
oynuyor, baba ise bir köşede dizüstü bilgisayarında çalışmalar yapıyordu. Mehmet
Doğan, insanın yaşam süresinin 40+40=80 yıl olarak kabul edildiğinde ilk
kırk yılın toplam ömrün yarısı olmasına rağmen %71 gibi bir hızla, diğer
yarının ise %29 gibi hızla geçtiğini, yani; ömrün ikinci yarısının ilk yarıya
nazaran çok daha çabuk ilerlediğini gözönüne aldığında artık blog yazarak ilgisini
dağıtmak istemediğini anlattı. Çok haklı. Mehmet, oldukça etkili, doğru ve
akıcı bir konuşma sunmuş olmasına rağmen açık söylemek gerekirse Blog
Konferansı konseptine uymayan bir konuşma olduğunu düşünmekteyim. Mehmet'in
konuşmasını çok beğenmiş olsam da blogculara yeni açılımlar getirecek bir
konuşma içeriği olmasını, program metninde yazıldığı gibi "Değişen Blog
Dünyası" konusunu irdelemesini yeğlerdim.
Kişisel Başarı Öyküleri Paneli'nde konuşmacılar, Yüce Zerey
moderatörlüğü'nde Gökçen Karan, Mehmet Subaşı, Burak Bayburtlu ve Pınar İlkiz
idi. Bahsedilen konular bana çok teknoloji içerikli geldi. Bu, belki de benim
teknoloji özürlülüğümden olsa gerek. Bir de Pınar Hanım, yazdıklarını kendi dar
çevresine hitaben yazdığını, dolayısıyla onların dışındakilerinin, yazılar
hakkında yorumlarını anlamsız bulduğundan yazılarını yorumlara açmadığı, zira
çevresindekilerin yorumlarını zaten canlı olarak aldığını anlattı. Garibime
gitti doğrusu. Blogun özünde kitlelerin iletişimi olduğu gözönüne
alındığında blog yazmasının anlamını ben çözemiyorum. Öte yandan, panel
konusunun Kişisel Başarı Öyküleri olunca katılımcı olarak blog yazarak
başarı elde etmiş birini görmek isterdim doğrusu. Bu yarışma ilki midir
bilmiyorum ama değilse geçen yılın birincileri olabilirdi panelistler. Bu
bölümün ağırlıklı konusu videobloglar oldu ki bu da beni cezbetmedi açıkçası.
Pınar Hanım'ın hatırladığımızdan fazlasını unutuyoruz hatırlatması kayda
değerdi.
Ara verildi. Verilen arada katılımcıların birbirlerini
tanıdığı, tek yabancı benmişim gibi bir duygu yaşattırdı bana doğrusu. Aslında,
simalar bana da hiç yabancı gelmiyordu. Sanki etrafımdakileri bir yerlerden
tanıyordum ben de. Ama, yine de yalnızlık hissetmedim desem yalan olur.
Bloglar ve Pazarlama bölümünün
konuşmacısı Zeynep Özata hocamızdı. Geçmişlerin hatıra defterlerinin yerini
blogların aldığını web 2.0 ile birlikte kitle iletişiminin kitlelerin
iletişimine dönüştüğünden bahsetti. Blogların pazarlamacılar tarafından
yeterince algılanamadığını anlattı. Ben, bu bölümde blogcular / pazarlama
ilişkisinden ve blogların paraya çevrilmesinden bahsedeceğini düşünmüştüm
hocanın. Yine hayal kırıklığı yaşadım. Hocamız, genişletilmiş konuşma metnini bloguna eklemiş.
Kömünite Blogları
Nasıl Oluşur konulu bölümün konuşmacıları bigumigu'nun kurucu ve
yöneticileri Aygül & Yalçın Pembecioğlu idi. Yalçın'ın kendi sitelerinin
tanıtımı şeklinde geçen konuşmasını beklentime cevap vermedi. Konunun içerdiği
soruya ve yazarlar nasıl bir araya getirilir ve bir arada tutulur, başlangıçta
çekirdek yazar kadrosu ile mi başlanmalı ve bunlar gibi soruların cevaplarını
içeren bir hazırlık yapılmış olsaydı amacına hizmet edebilirdi bölüm ama sanki
bigumigu tanıtımı gibi bir şeyler oldu.
İkinci tur Kişisel Başarı
Öyküleri Paneli sanırım en beğenilen bölüm oldu. Fikir Atölyesi yazarı Tunç'un
moderatörlüğünün de bu bölüme olumlu katkısı göz ardı edilemezdi. Burak
Büyükdemir, Bünyamin Ayar, Emrah Doğan ve Selçuk Koyuncu konuklardı. Nahnu.org'un yazarı Bünyamin'in alçakgönüllülüğü,
içten tavırları ve utangaçlığı beni olduğu gibi sanırım tüm izleyicileri de
fethetmiştir. Yine yakından takip ettiğim Selçuk
Hoca'nın mütevaziliği ve öğretmen sorumluluğu ile blogculuğa yaklaşımını
taktir etmemem mümkün değil. Ödül töreni öncesi verilen son arada her ikisi
ile de ayaküstü kısaca tanışma ve sohbet imkanım oldu. Birebir iletişimde de
aynı sıcaklığı buldum her ikisinde de. İnternet dünyasının ve blogcuların
sizler gibi kutuplara ihtiyacı var arkadaşlar. Aynen devam ;)
Blog Ödülleri
Töreni için konferans salonundan ayrılıp, deniz kenarında hazırlanmış platforma gittik.
Kokteyl şeklinde düzenlenmişti ortam. Çay, sigara ve guruldayan midemi
durdurmak adına kuru pastalar da ilaç gibi geldi doğrusu. Ödüllerin komikliği
hakkında çok yazıldı blogkürede. Pek tabi ki ana sponsor Microsoft olunca
beklentiler de artıyor. Böyle bir organizasyona ana sponsor olmanın Microsoft'a
kaç para maliyet yüklediğini merak ediyorum doğrusu. Ana sponsorluk bu kadar
ucuz olmamalıydı. Bakarsınız önümüzdeki yılki yarışmaya ben bile şahsım ya da
sitelerimden biri ile sponsor olurum ;)
Yarışma derecelendirmenin de yalnızca kullanıcı oylarıyla
yapılmasını doğru bulmadım. Hem zaten, oyların kapalı olmasını da yadırgadım.
Çok daha farklı parametreler dikkate alınmalıydı. Organizatör Bloglama, katılımcı sitelere ekletecekleri
kodlarla örneğin ziyaretçi sayısı, güncellenme oranı gibi kriterleri de
kullanıcı oylarıyla birlikte değerlendirmeliydi. Yine de blogcular için farklı
bir motivasyon süreci yaşadı blogcular. Önümüzdeki yıllarda bu yılın
tecrübelerinden faydalanılacaktır mutlaka.
Yarışmada dereceye giren arkadaşları tebrik eder,
başarılarının devamını dilerim. Dereceye girenlerin listesine buradan
ulaşabilirsiniz.
Saygılar...
07 Nisan 2008 22:40 · Murat KARAMAN
· Etiketler
blog
,
blog kardeşliği
,
blog yazarları
,
blogcu
,
bloggum
,
blograzzi
,
marmara işletme
,
yorum
Merhaba,
Blog yazmaya başladıktan ve blogculuğa yeterince adapte olduğuma kanaat getirdikten sonra, kafamı kendi yazdığım bloglardan çıkartıp, etrafı daha dikkatli gözlemlemeye başladım. Burada kastettiğim etraf, hem güncel olaylar hem de Türk Blog Dünyası'ndaki gelişmeler...
3-4 yaşlarına gelmiş bir çocuk gibi sürekli keşiflerde bulunmaya başladım. Blograzzi'yi, Blog Kardeşliği'ni, Blog Yazarlarını, Sosyal İmleme Sitelerini ve meşhur blogcuları keşfettim. Bu keşif, hem blogcular arasında bir yer edinmek, hem de gelişme ve yenilikleri takip etmek adına idi. Her gün yeni şeyler keşfediyorum. Bloglarımı da bu keşifler doğrultusunda sürekli güncelliyorum. Bu güncelleme, her gün güncel yazılar olarak karşınıza çıkmıyor, gelecek namına bir güncelleme sözkonusu esasen.
Bloggum'a, Blogcu'daki bıktıran teknik aksaklıklardan dolayı geçiş yapmıştım. Ancak; Blogcu'daki Marmara İşletme Öğrencileri Blogu hala devam etmekte. Sanırım, mezun oluncaya kadar da devam edecek bu proje. Ama, bloga hakkını verebilecek bir arkadaş bulabilirsem belki devredebilirim de... Murat Abi Gayriresmi Blogu da güncel ve talep gören bir blog. Geçtiğimiz hafta içinde tekil hitimiz günlük 7 bin seviyesine ulaştı. Bunda AÖF'de Geçmiş Yıllarda Çıkmış Sorular... başlıklı ve Klasik 1 Nisan Şakaları başlıklı yazılarımıza gösterilen rağbet yadsınamaz. Bundan dolayı siz değerli okuyucularıma teşekkür ederim.
Yeri gelmişken, bazı blog yazarlarında gördüğüm ve sinir olduğum, nefret ettiğim bir tesbitimi yaparak konuyu noktalayayım:
Bir blog yazarı en çok "okunmak" için yazar. Aksi taktirde buraya yazdıklarını elinin altındaki kilitli bir deftere yazmayı tercih ederdi. Okunmuşluğun en önemli göstergesi de yazılara yapılan yorumlardır. Ben de blog yazarlarının yazdıklarına az ya da çok kendi çapımda yorumlar getirmekteyim yazılarının altına. Yapılmış yorumları da okumaktayım. Bazı blog yazarları, kendisi gibi düşünmeyenlere tahammül edemiyorlar. Hemen anti yorumlarını alaycı üslupları ile dile getiriyorlar.
Ey blog yazarı!
Sen düşünceni yazmışsın. Herkes okusun istiyorsun. Yorum yapsınlar istiyorsun. Peki, bu tahammülsüzlük niye? Klavye senin tapulu malın mı?
Yazık!
Saygılar...
23 Aralık 2007 02:34 · Murat KARAMAN
· Etiketler
askerlik
,
askerlik tecil
,
askerlik tecili
,
asteğmen
,
açıköğretim
,
aöf
,
blog
,
blogcu
,
iki yıllık
,
kadim dostlar
,
kısa dönem
,
lisans
,
myo
,
tecil
,
turkforum
,
uzun dönem
,
yedek subay
,
önlisans
GÜNCELLEME: 29.06.2008
Merhaba arkadaşlar,
Blog formatında soru cevabın oldukça güç olduğunu deneyerek test ettik
hep birlikte. Bu güçlükten dolayı da Askerlik Teciliyle İlgili Her Şey
başlığında da duyurusunu yaptığım üzere soru cevaba bir süre ara
verdik. Kontrol ettim az önce de bir ay'ı geçmiş ayrılık.
Bu süre içinde yine bir çok soru aldım yorum olarak. Küçük bir
kısmına cevap verdim. Bazen de özel mesaj göndererek sorularını
yöneltenler oldu. Bunların da çok küçük bir kısmını yantlayabildim.
Amacım, daha etkin bir sistem kurmaktı. Bunun için de burada
bahsettiğim üzere araştırmalar ve biraz da bekleme içerisindeydim.
Ancak, sizlerden gelen yoğun sorular neticesinde bekleme hakkımın
olmadığı kanaatine vardım. Zira, internette askerlik tecili denince
akla gelen nadir isimlerden biri olmuştum. Açıkçası, soru-cevap
formatında ilerleyen Murat Abi Gayriresmi Blogu ve Turkforumdaki yine
şahsımın oluşturduğu fakat artık katılamadığım Eğitimde Askerlik Tecili
İle İlgili Sorularınız başlığı dışında kaynak yok. Kaynak çok ama
yorumlayan kimse yok. İşte tüm bu sebeplerden dolayı kaldığımız yerden
tekrar devam edeceğimizin müjdesini vermek istiyorum size.
Ancak, etkin soru cevap formatının düzenli ilerlemesi için başka bir
internet sitesi oluşturdum. Henüz eksiklikleri çok fazla. Ama, yine de
bu platformdan daha verimli olacağı kanaatindeyim. Yeni sistem blog ve
forum entegrasyonu şeklinde olacak. Adresi www.muratkaraman.com.tr
. Burada hem blog var hem de forum. Forumda da alt bölümler mevcut.
Sorularınız için ilgili bölümde yeni konu açmanız, sorunuzu eklemeniz
ve cevabını beklemeniz yeterli olacak. Konu açabilmeniz için basit bir adımla foruma üyeliğiniz gerekli. Cevabın yeterli olmadığını
düşünürseniz, yine aynı konu altında yeni konu açmaksınızın sadece
mesaj yazarak devam edecek sistem.
Henüz başlangıç aşamsında olduğumuz için birtakım aksaklıklar ve
eksiklikler olabilir. Bunları da yine sizlern geri bildirimleriyle
çözümleyeceğiz.
Sorusu olan mı var? BURADAN LÜTFEN
Saygılar...
******************************************************************
Merhaba arkadaşlar,
Bu blogu askerlik tecili ilgili bildiklerimi sizlerle paylaşmak için oluşturdum. Bunu daha önceleri Turkforum.net'te (nick:axiyim), Kadim Dostlar'da (nick:M.Karaman) ve Blogcu'daki blogumda bunu yapmıştım. Blogcu'da hala da devam ediyorum.
Ancak; blogcudak teknik problemler usandırdı açıkçası beni. Bloggum.com blogcular için oldukça kullanışlı bir hizmet veriyor burada. Artık, talep olduğu sürece buradayım ben de.
Sorularınıza elimden geldiğince, dağarcığım yettiği ölçüde cavplamaya çalışacağım.
EKLEME: (09.04.2008)
|
Ancak, lütfen soru sormadan önce, sorulmuş olanlara ve verdiğim
cevaplara bir göz atın. Sizin sorununuz muhtemelen burada gündeme
gelmiştir. Şayet, gelmemişse lütfen sorunuz sorunuzu. Aksini yapmanız,
burada mesaj kalabalığından öte fayda vermeyecektir kimseye. Burayı
sizden başka günlük bin kişinin ziyaret ettiğini ve faydalanmaya
çalıştığını gözardı etmeyiniz...
Soruların cevaplanması biraz zaman alabilir. Ama, sabırlı olun. Her soruya bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da cevap vereceğim mutlaka.
|
|
EKLEME 2 : (01.05.2008)
Yaklaşık 6 aydan beri bu sitede askerlik tecili ile ilgili sorular
hakkında kendimce yorumlar getirip, okuyuculara bir nebze de olsa
yardımcı olmaya çalıştım. Askerlik Tecili İle İlgili Her Şey başlığı
oldukça ciddi bir soru cevap arşivi haline geldi. Bugün baktığımda,
mezkur başlık altında 250-300 soruya cevap yazıldığını görmekteyim. Bu
da beni ziyadesiyle mutlu etmektedir. Amacım, yine konuda da birkaç
defa belirttiğim üzere; eğitim askerlik ilişkisini idrak edememiş
olanlara yol göstermektir.
Bu süreçte, saygı sınırlarını zorlayan yorumları, soru içerseler dahi
cevaplamadım, sildim. Eğitimle ilgisi olmayan tecil konularını da
yanıtlamadım.
Bu akşam üzeri şimdilik soru-cevaba ara verme kararımı kesinleştirdim.
Bir süre soru içeren yorumları onaylamayacağım artık. Zaten, ciddi
sıkıntısı olanlar orada yazdıklarımızdan aradığı cevapları alacaktır.
Lütfen ÖZEL MESAJ GÖNDEREREK askerlik tecili sorusu soymayın.
Bundan sonra, kah askerlikle ilgili spesifik konularla, kah güncel
olaylara bakışımı anlatan yazılarla sizlerle yine Murat Abi Gayri Resmi
Blogumda birlikte olmaya devam edeceğim.
Saygılar...