Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Murat Abi Gayriresmi BloguRSSYorum RSS


4 tane "yök" etiketli yazı bulundu "yök" tagli diger ogeler resimler , videolar

Meslek Liseleri ve Meslek Yüksekokulları (MYO) 

Son günlerde meslek yüksekokulları üzerine yoğun bir tartışma yaşanıyor. Bu okulların gerektiği gibi eleman yetiştiremediği, ara eleman ihtiyacını karşılayamadığı belirtiliyor. Meslek yüksekokullarının mekan, atölye ve müfredat programlarının yetersizliği sebebiyle fonksiyonunu yerine getiremediği doğrudur. Özellikle de meslek okulları için atölyeler ve atölyelerdeki araç ve gereçler çok önemlidir. Son teknolojiye uygun makinelere sahip olmayan bir meslek yüksekokulundan kalifiye eleman yetiştirmek mümkün olmaz. Bu bakımdan meslek yüksekokulu mezunlarına kısa dönem askerlik vaadiyle bu okulları cazip hale getirmek mümkün değildir. Bir genç severek bir mesleği seçmiyor ve sırf askerlikten yırtmak ya da kısa dönem yapmak için bir meslek okuluna yöneliyorsa kaybından başka bir kazancı olamaz. Bu bakımdan gerek meslek liseleri gerek meslek yüksekokulları olayına askerlik açısından bakmak çok yanlıştır, daha işin başında meseleyi çıkmaza mahkum etmek anlamına gelir. Kaldı ki gençlerimizin bugün için öncelikli istekleri kısa dönem askerlik yapmak değil, iş sahibi olmaktır. İş sahibi olmanın yolu da iyi yetişmek ve meslek sahibi olmaktan geçiyor. Gelecek endişesi olmayan gençlerimiz askerliklerini zaten seve seve yaparlar.


Üniversite mezunu pek çok genç işsiz gezerken bir mesleğe sahip, yetişmiş elemanlara ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Sanayici ve işadamları da bu hususa dikkat çekiyor, yetişmiş ara eleman ihtiyacı karşılanmadığı sürece üretimde yeterli düzeye çıkılmayacağını belirtiyorlar. Öyle ise meslek liseleri ve meslek yüksekokullarına önce sanayinin ara eleman ihtiyacını karşılayacak kurumlar olarak bakmak ve buna göre yeniden dizayn etmek gerekiyor. Aksi halde bu okul mezunlarının askerlik sürelerini kısaltarak söz konusu okulları cazip hale getirmek mümkün değildir, mümkün olsa bile derde derman olamazlar.

Bu tespiti yaptıktan sonra bir başka konuya, bana göre esas konuya, esas soruna geçmek istiyorum. Hemen belirteyim ki meslek yüksekokulları düz liselerin devamı olarak görülemez. Meseleye böyle bakıldığı sürece de bu okullarda işinin erbabı meslek sahibi gençler yetiştirmek mümkün olmaz. Meslek yüksekokulları bana göre meslek liselerinin devamı olabilir. Böyle olduğu takdirde bu okulları bitirenler gerçekten bir mesleğe sahip olurlar ve okullarını bitirdiklerinde de sanayide rahatlıkla iş bulabilirler.

Meslek yüksekokulları bugünkü konumları itibariyle üniversiteye girememiş gençleri iki yıl daha oyalayan bir nitelik arz ediyor. Genç üniversiteye girememiş ama, boşta da kalmamış oluyor. Bu bakımdan meslek yüksekokullarına işlerlik kazandırmak, ekonomiye yararlı hale getirmek istiyorsak önce bir takım çevrelerin imam hatip lisesi korkusunu yenerek meslek liselerini yeniden harekete geçirmek gerekiyor. Meslek liseleri eski adıyla sanat okullarını hayata geçirmeden, bir mesleği çocuklarımıza bu okullarda 4 yılda hakkıyla öğretmeden meslek yüksekokulları üzerine nutuk atmanın anlamı yoktur. Kısacası meslek liseleri ile meslek yüksekokullarını bir birini tamamlayan kurumlar olarak görmek durumundayız.

Aslında 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimi kesintili hale getirmek ve meslek okullarına çocukların ilköğretimin ilk beş yılından sonra yönlendirmekte yarar vardır. Ağaç yaşken eğilir misali yavrularımızı ortaöğretimin sonunda meslek sahibi yapabildiğimiz takdirde hem işsizlik sorununa çözüm bulabiliriz hem de sanayinin ihtiyacı olan kalifiye ara eleman eksikliğini gidermiş oluruz.

Sırf imam hatip düşmanlığı ve korkusu sebebiyle ülkemizde meslek okullarının kökünü kuruttuk. Ara eleman ihtiyacını karşılayamaz hale geldik. Çocuklar ya liseyi bitirmiş ama ellerinden hiçbir iş gelmez durumda kaldı ya da üniversiteyi bitirdiler bu defa da işsiz kaldılar. Yani üniversite mezunu işsizler oluşturduk. Meslek liselerinin yeniden harekete geçirilmesi için yapılması gerekenler biran evvel yapılmalı, meslek lisesi mezunları istedikleri takdirde üniversiteye ya da meslek yüksekokullarına gidebilmelidirler. Böylece hem üniversitelere yetişmiş gençler gidecek hem de ara eleman ihtiyacı karşılanmış olacaktır.

2008-03-09 Milli Gazete

Abdülkadir Özkan

MYO (Önlisans-2 İki Yıllık) Mezunlarının Askerlik Kısaltılması 

Merhaba arkadaşlar,

Haberleri televizyondan takip etmiyorum artık. Neden mi? Haberler öyle bir senaryo ile hazırlanıyor ki adeta ilgili kanalın dünyaya bakış açısını bize şırıngalayacak cinsten. Fon müzikleri ve aynı görüntüleri tekrar tekrar yayınlıyor olmaları da cabası. Bıktırıp usandırdılar beni. Ben de vazgeçtim artık televizyonda haber izlemekten. Yerine, haber sitelerini dolaşıyorum internette.


Bu akşam üzeri MYO mezunlarının askerlik sürelerinin kısaltılmasına dair YÖK'ün Genelkurmay Başkanlığı'na sunduğu teklifin, Genelkurmay Başkanlığı'nca reddedildiğine dair bir habere rastladım. Yanılmıyorsam www.internethaber.com sitesinde idi. Ofiste iş görüşmelerine ilişkin toplantı arasında olduğumdan dolayı fazlaca inceleme fırsatı bulamadım. Gece 22.00 civarı eve geldiğimde konuyu araştırmaya karar verdim. Haberi tekrar okudum. Kaynak NTV idi. Döndüm NTV'nin haberini buldum. Haber "Ankara" kaynaklı verilmiş. Ancak, haberi hazırlayan belli değil. Ayrıca, haberde geçen,

"Genelkurmay Başkanı’nın, bu dönemde ciddi anlamda asker ihtiyacı olduğu gerekçesiyle YÖK Başkanı’nın önerisini kabul etmediği öğrenildi."

"Edinilen bilgilere göre Genelkurmay Başkanı, bu dönemde ciddi anlamda asker ihtiyacı olduğunu ve böyle bir süre kısaltımı için koşulların uygun olmadığı gerekçesiyle YÖK Başkanı’nın önerisini reddetti."

ifadeleri bana ne kadar da kadırmaca gibi geliyor. Habercilik etiğinde kimin "öğrendiği", edinilen bilginin kim tarafından "edinildiği" belirtilmeden, böylesine yuvarlak ve muğlak ifadelerle ortalığı velveleye vermek var mıdır? Haber, tamamen doğru olsa bile, bir vatandaş olarak, bu şekilde verilen haber karşısında, kendimi bilinmeyeni öğrenmiş değil enayi yerine konulmuş hissediyorum.

Diğer haber sitelerini de dolaştım; ne Anadolu Ajansı, DHA, CİHAN, İHA gibi haber ajanslarında ne de internetteki habertürk, samanyolu haber gibi internet haber sitelerinde NTV kaynağının dışında bu habere ilişkin kaynağa rastlamadım.

NTV! Hayatının programlamasını askerlik süresine bağlamış milyonlarca MYO mezunu genç ve bunların birinci dereceden akrabası varken, sen, YÖK'ün mevcut antipatikliğini kullanarak bizi enayi yerine mi koyuyorsun, yoksa müthiş bir habercilik örneği göstererek, bilinmeyeni, açıklayamayacağın yöntemlerle öğrenip bizlere önceden mi haber vermiş oluyorsun?

Bunu zaman gösterecek...

Saygılar...

2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun (YÖK) Askerlikle İlgili 44. Maddesi 

Arkadaşlar,

Aşağıya 2547 Sayılı Kanunun 44. maddesi var. Ben bu maddeyi bazı internet sitelerinde ve forumlarda sıkça görmekteyim. Hem de askerlikle ilgili bölümlerde. YÖK'ün bu maddesini okuduğumuzda içinde askerlik kelimesinin geçmediğini görmekteyiz. Buna rağmen bu yazı ASAL'ın (Asker Alma Daire Başkanlığı) sitesinde de mevcut. Peki bu ikisi arasında nasıl bir bağlantı kurmalıyız? Kısaca bu hususa açıklık getirmek isterim.

Bildiğiniz üzere önlisans ve lisans öğrencilerinin YÖK'e bağlı olarak eğitimlerini sürdürmektedirler. Bu kanun ışığında da her üniversitenin kendi yönetmelikleri var. Ancak, bu yönemeliklerdeki hükümlerin hiçbiri pek tabi ki kanuna aykırı olamamakta. Gerçi bizim konumuz bu değil ama yeri gelmişken ifade etmek istedim, hazır YÖK, Kanunu ve uygulamacılarının yoğun olarak tartışıldığı bu günlerde...

Efendim... Askerlik hizmeti 1111 Sayılı Askerlik Kanunu çerçevesinde ifa ediliyor. Bu kanunun 35/C maddesi öğrencilerin hangi şartlarda askerliklerinin tecil edileceğini anlatır. Kanun metni şöyledir:


"C) (Değişik : 11/9/1940 - 3920/1 md.) Askerî mekteplerle nizamname ve talimatnamelerine göre devam mecburiyeti olan resmî ve yüksek mekteplerle liseler ve orta mekteplerde ve tâli meslek mekteplerinde veya bu derecelerde olduğu Maarif Vekâleti tarafından veya müdürlüklerinden tasdik edilen hususi ecnebi mekteplerde ve aynı vasıfta bulundukları Maarif Vekâletince tasdikli memleket harici mekteplerde okumakta oldukları anlaşılanlar (Bunların ertesi seneye terki en çok 29 yaşını bitirinciye kadar uzar. Bu yaşa kadar tahsillerini bitirmemiş olanlar, iki sene üst üste sınıf geçemeyenler, yüksek bir mektebi bitirdikten sonra diğer yüksek bir mektebe veya ihtisas şubelerine ayrılmış müesseselerin ve Üniversitenin bir şubesini bitirdikten sonra diğer şubesine girenler; ertesi seneye bırakılmayıp asker edilirler. İşbu talebenin derslerine muntazaman devam etmeleri şartiyle tahsil saatleri haricinde memuriyet, vazife, sanat, ticaret ve ziraatle iştigalleri tecillerine mâni teşkil etmez.)

Son yoklama sırasında orta veya yüksek bir mektebi bitirerek memleket içinde ve dışında daha yüksek mekteplere kabul zamanı olmadığından dolayı girmemiş olanlar o sene içinde girerek lâzımgelen vesikaları gösterdikleri takdirde ertesi seneye bırakılırlar.

29 yaşına kadar ertesi seneye terkedilecek talebeler bir seferberlik halinde lüzum ve ihtiyaca göre, doğum sırasiyle asker edilir.

(Ek fıkra: 12/7/1941-4092/1; 9/5/1967-865/1md; Mülga: 27/7/1970-1315/3 md.)"

koyu kırmızı işaretlediğim bölümü aşağıdaki 2547 sayılı kanunun 44. maddesi ile örtüştürdüğümüzde "azami öğrencilik süresi" meselesi çözümlenmiş oluyor. Yani siz YÖK'e göre sınırsız sınav hakkı dışında öğrenciliğiniz devam ediyorsa askerliğiniz tecil edilir.

"2547 sayIlI kanun madde:44

Yükseköğretim kurumlarında, önlisans ve lisans düzeyinde öğrenim yapan öğrencilere bu öğrenimlerini tamamlamak için tanınan azami süreler iki yıllık önlisans için dört, dört yıllık lisans için yedi yıldır.

Öğrenciler normal eğitim-öğretim süresi beş yıl olan programları sekiz yılda, altı yıl olan programları ise dokuz yılda tamamlamak zorundadırlar. Ancak bu süreler sonunda; kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları bütün dersler için biri bütünleme olmak üzere iki ek sınav hakkı verilir.

Bu sınavlar sonunda başarısız ders sayısını beş derse indirenlere bu beş ders için üç yarı yıl, ek sınavları almadan beş derse kadar başarısız olan öğrencilere dört yarı yıl (sınıf geçme esasına göre öğretim yapılan kurumlarda iki öğretim yılı); gülhane askeri tıp akademisi öğrencileri hariç, üç veya daha az dersten başarısız olanlara ise sınırsız, başarısız oldukları derslerden açılacak sınavlara girme hakkı tanınır.

İzledikleri programdan mezun olabilmek için gerekli bütün derslerden geçer not aldıkları halde yönetmeliklerinde başarılı sayılabilmeleri için öngörülen not ortalamalarını sağlayamamaları sebebiyle ilişikleri kesilme durumuna gelen son dönem (sınıf geçme esasına göre öğretim yapılan kurumlarda son sınıf) öğrencilerine not ortalamalarını yükseltmek üzere diledikleri son iki sınıf derslerinden sınırsız sınav hakkı tanınır. Bunlardan uygulamalı, uygulaması olan ve daha önce alınmamış dersler dışındaki derslere devam şartı aranmaz.

Açılacak sınavlara, üst üste veya aralıklı olarak toplam üç eğitim-öğretim yılı hiç girmeyen öğrenci, sınırsız sınav hakkından vazgeçmiş sayılır ve bu haktan yararlanamaz. Sınırsız hak kullanma durumunda olan öğrenciler, öğrenci katkı payını ödemeye devam ederler, ancak, sınav hakkı dışındaki diğer öğrencilik haklarından yararlanamazlar. Açık öğretim öğrencileri, öğrencilik haklarından yararlanmamak kaydı ile bu sürelerle kısıtlı değildir."

Kimler Yedek Subay (Asteğmen) Aday Adayı Olur? 

KİMLER YEDEK SUBAY ADAY ADAYI OLUR ?

a. Yurt içinde dört yıl veya daha fazla süreli fakülte, akademi, yüksek okul ve enstitüleri bitirenler,

b. Yurt dışında yüksek öğrenim kurumlarını bitiren ve bu öğrenimlerinin en az dört yıllık yüksek öğrenime eşdeğer olduğuna dair lisans denkliği YÖK. Başkanlığınca onananlar,


c. Yapılacak sağlık muayenesinde �Sağlam veya Askerliğe Elverişlidir.� kararı verilenler,

ç. Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarılmayı gerektirecek şekilde bir mahkûmiyeti olmayanların, yedek subay aday adayı olarak askerlik kararları alınır.

d. Erbaş veya er olarak askerlik görevini yapmakta iken, yukarıda a ve b fıkralarında bahsedilen okulları bitirenler istekleri halinde, geçici terhis edilerek yedek subay aday adayı statüsüne geçirilirler.